Antalya´yi Gezelim…
Tam sıcaklar bastırmışken, tam da tatilde nereye gitsek diye düşünürken, eminiz ki aklınızdan Antalya geçiyordur. İşte Antalya’nın denizden, güneşten ibaret olmadığını anlatmak için, Türk turizminin kalbi olan Antalya’dan küçük detaylar;
Antalya, tarihi güzellikleri, dogasi ve kültürel zenginligi ile Türkiye’nin en gelismis turizm sehirlerinden birisidir. Güzel cografi yapisi ve uygun iklim kosullari ile Nisan ayindan kis aylarinin basina kadar tüm yerli ve yabanci turistler için en ideal tatil firsatlarini sunan sehir, 24 saat canli bir yapiya sahiptir. Milli parklari, zengin tarihi kalintilari ve ödüllü marinasi ile Akdeniz’in incisi durumundaki Antalya, ilçeleri ve tatil merkezleri ile Türk turizminin en önemli kenti durumundadir. Milattan önce 2000 yilinda kurulmaya baslayan kent, sirasiyla birçok medeniyete besik olmus ve son olarak Selçuklulardan Osmanli Imparatorlugu’na ve nihayet Türkiye Cumhuriyetine kalmistir. Antalya içine yapilacak bir gezi sirasinda görülecek birçok yer vardir. Bunlar, Perge, Kaleiçi, Olympos ve Aspendos antik kentleri, Karain ve Kocain Magaralari ve çevre yaylalar, Düden Selaleleri, Altinbesik Magarasi Milli Parki, Köprülü Kanyon Milli Parki, Kursunlu Selalesi Tabiat Parki olarak siralanabilir. Antalya, ayrica çevre ilçeleri ile de turistik bir önem tasimaktadir.
Muhteşem plajları, birbirinden güzel ve keyifli tatil olanakları sağlayan tatil beldeleri ile Türk turizminin kalbinin attığı yer olan Antalya’da, oturduğunuz yerden bir tura çıkmak ister misiniz? Sıcakların arttığı, herkesin olmak istediği yerde Antalya’da olsanız neler yapardınız?
Özellikle Mart-Aralık ayları arasında iklimin ve deniz suyu sıcaklığının elverişli olması ile devam eden deniz mevsimi ile turist potansiyelinde sürekli bir artış gözlemlenen Antalya ve çevresinde bulunan antik şehirler, ağırlıklı olarak yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Aspendos, Perge, Side gibi antik şehirler, ziyaretçi akınına uğramasının yanı sıra, tüm ihtişamı ile şehre ayrı bir güzellik ve hava katıyor. Şelaleler Nehri adına da sahip olan Antalya’da Düden, Manavgat ve Kurşunlu Şelaleleri’nde mola verip, şelalenin huzur veren görüntüsünün hemen yanında bir şeyler atıştırabilirsiniz. Antalya’da sur, kilise, camii, medrese, mescit ve hamamlar Antalya’yı keşfetmek için gidilmesi gerekli yerlerden.
Kemer’de eğlence dolu dizgin.
Antalya’ya 35 km. uzaklıkta bulunan Kemer’de, rüya gibi bir tatilin hemen hemen tüm alternatifleri bulunuyor. Türkiye’nin seçkin tesislerinin bulunduğu bölgede, mavi yolculuk yapabilir, su sporları ve dalış merkezlerinin olanaklarından yararlanarak tatilinizi daha da aktifleştirebilirsiniz. 80′li yılların başına kadar küçük bir köy olan Kemer, zamanla mükemmel koylarının ve kumsallarının keşfedilmesi ile tatil beldelerinin gözdesi konumuna geldi. Kemer’de bulunan antik yapılara yapacağınız ziyaret size Kemer hakkında fazlasıyla bilgi verecektir.
Antalya’nin diger ucunda, Toroslarin eteklerine kurulmus, sirin bir tatil belgesi olan Kemer de, Antalya’nin gelismis tatil beldelerinden birisidir. Bu ilçede bulunan irili ufakli oteller ve tatil köylerinde yapilacak bir tatil sirasinda, tarihi ve kültürel yerler de gezilebilir. Bunlarin arasinda Olympos, Chimaera, Phaselis, Adrasan Koyu, Beldibi Magarasi, Yörük ve Ayisigi Parki bulunur. Kemer’de ayrica Jeep safari turlarina çikilabilir, rafting yapilabilir, deniz gezileri için günlük tekne turlarina çikilabilir. Ayrica yerel yemeklerden keçi eti ile yapilanlar tadilabilir ve özellikle de yogurt mutlaka denenmelidir.
M.Ö 7.yy.da Rodoslular tarafından kurulan Phaselis, Helenistik çağda kurulmuş olan Antik Olympos Kenti, Noel Baba’nın kemiklerinin bulunduğu Demre, yöre insanlarının yaşam tarzlarını görmek içinse Ay Işığı Yörük Parkı’nı ziyaret etmelisiniz. Tüm sahil şeridine Avrupa Çevre Koruma Parkı tarafından “Mavi Bayrak” ödülü verilen Kemer’de gönlünüzce denizin ve güneşin tadını çıkartabilirsiniz. Türk ve dünya mutfaklarının en beğenilen yemeklerini bulabileceğiniz Kemer’de Akdeniz mutfağının, olmazsa olmazı olan balık keyfini de fazlasıyla yaşayabilirsiniz.
Akdeniz gözlemesi ve çay ile sabah kahvaltılarını unutulmaz kılabilir, Kemer’de yetiştirilen kavun ve meyvelerin içinde sunulan dondurmalar ile sıcak havayı bir anda unutabilirsiniz. Kemer’de gece hayatı Antalya’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi oldukça hızlı geçiyor. 24 saat eğlenebilecek yerler bulabileceğiniz Kemer’de, isterseniz bir diskoda sabah kadar dans edebilir, isterseniz Türk Sanat Müziği’nin örneklerini dinleyerek bir fasılda efkar dağıtın, isterseniz de dalga sesleri ile romantik dakikalar yaşayın.
Kaş, Alanya, Side.
Aile işletmeleri ve küçük işletmelerin bulunduğu Kaş ise yaylaları ile ünlü. Uçarsu ve Yeşil Göl ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Eğer golfe meraklıysanız Antalya’da gitmeniz gereken yer; Serik’tir. Doğal dokusu ince kumlu uzun ve derin plajları ile sessiz, sakin bir tatile olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk turist çeken antik kentlerinden olan Side’de ise, şehir yaşamından uzak, köy havasında bir tatil geçirebilirsiniz. Side’de gezerken kendinizi yurtdışında bir tatilde hissetmeniz olası. Çünkü Side çarşıda Türkçe konuşan pek kimseye rastlayamayabilirsiniz. Turistik bir bölge olmasından ötürü, mağazalardaki satıcıların sizinle İngilizce konuşmasını doğal karşılamalısınız. Side’de çoğu şey, turistlere odaklı olarak planlanmış. Küçük pansiyonlarda konaklamak, Side’nin o eşsiz denizinden tüm gün boyunca faydalanmak, antik tiyatro ve tarihi kalıntıları rehber eşliğinde gezerek tarihi biraz olsun anlamak, Side çarşıda bulunan birbirinden ilginç restoranlarda ilginç yemekler ya da yan yana dizilmiş balık restoranlarında eşsiz manzaraya karşı yemek yemek. Antalya’nın meyve üretim deposu olan Alanya ise meşhur Alanya Kalesi ile adeta turist çekim merkezi haline gelmiştir. Dev tesisler, küçük pansiyonlar, tatil köyleri Alanya’ya renk katıyor. Gece hayatının da pek çok yere göre canlı olması, bölgeye gelen konukların bir sonraki seferde de Alanya’yı tercih etmesine sebep oluyor. Aya Yorgi Kilisesi, Alaaddin Camii, Alara Kalesi, Kızılkule, Alarahan, Şarapsa Hanı, Kargıhan önemli turist alanlarından. Damlataş Mağarası ise yoğun olarak ziyaret edilen yerlerden. Alanya’da Alara çayı üzerinde rafting yapabilir,
Antalya bölgesinin küçük ama canli iki sehri Manavgat ve Side, özellikle son yillarda turizm açisindan hizla gelismislerdir. Bölgede pek çok otel ve pansiyon turistler için hazir beklemektedir. Ayrica gezi alanlari arasinda Side Müzesi, Antik Kentler, Seleukia Antik Sehri, Manavgat Selalesi, Manavgat Baraji, Köprülü Kanyon Milli Parki, Titreyengöl, Altinbesik Düdeni ve Manavgat pazaryeri yer almaktadir. Bölgede geçirilecek bir tatil sirasinda yöresel yemeklerin disinda özellikle balik ve deniz ürünlerinin tadina bakilmalidir.
Binlerce yillik bir tarihi geçmise sahip olan Alanya, Antalya’nin en büyük ilçesidir. Bu tarihi zenginlige, kentin canli ve civil civil havasi da eklenince, ülkemizin en çok gezilen turistik merkezlerinden birisi ortaya çikmaktadir. Alanya’da Kizil Kule, Büyük Tersane, Alanya Kalesi, Alanya Müzesi ve Damlatas Magarasi gezilebilecek yerler arasinda yer almaktadir. Antalya ile ayni iklim özelliklerine sahip olan kent, yilin 8 ayi canli bir sekilde misafirlerini agirlamaya hazirdir. Gelismis kent yapisi ile tüm turizm donanimina sahip olan Alanya, restoranlari, gece kulüpleri, barlari ve çesitli büyüklükte otelleri ile, her sene turistleri memnun etmektedir.
Antalya’da balık ziyafeti.
Antalya’da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi’nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; “7 Mehmet Restoran’ı” size, Antalya’ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya’nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.
Eğer Antalya’da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara’da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.
Antalya’da gezip, görebileceğiniz o kadar çok yer var ki. Mesela Antalya’ya 15 km uzaklıkta ki, Perge’de Anadolu’nun en görkemli hamamına gidebilir, Perge surlarını ziyaret edebilir, anıtsal çeşme’de soluklanıp, muhteşem manzarasında fotoğraf çekebilirsiniz. Uzunluğu 13 kilometreyi bulan bir kanyonun ağzı olan Saklıkent’e ise Antalya’ya 50 km uzaklıkta. Daracık kanyonun içinde uzun yürüyüşler yapabilir, denize girebilirsiniz. Ayrıca eğer Antalya’yı kışın ziyaret edecekseniz, Saklıkent’te Ocak-Mart aylarında en iyi sezonun yaşandığı kayak merkezi bulunuyor. Merkezde bulunan tele-skilerle çıkacağınız doruktan aşağı kendinizi bırakırken, kışın ve kayağın tadını çıkarabilir, tertemiz havayı içinize çekebilirsiniz. Yine yaz tatili haricinde bir sezonda gittiğiniz Antalya’da kültürel olarak yapacağınız gezilerde, Kaleiçi’ne mutlaka uğramalısınız. Antalya’nın tarihi çekirdek kenti olarak tanımlanan Kaleiçi, iki surla çevrili. Bergama Krallığı döneminde yapılan Kaleiçi, özellikle yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Roma İmparatoru Hadrianus’un onuruna yaptırılan Hadrianus Kapısı, Hıdırılık Kulesi, Alaeddin Keykubad tarafından 13.yy. da yaptırılan 37 metrelik Yivli Minare, Kesik Minare ve Antalya’nın tarihi limanı Kaleiçi’nde görmeniz gereken başlıca eserler.
Ana kaynağı Kırkgöz’den gelen suyun döküldüğü yer olan Düden Şelalesi, piknik yapma olanakları ile de ziyaretçilere unutulmaz bir gün geçirmelerini sağlıyor. Şehir merkezine 8 km. uzaklıkta olan şelale, sıcak yaz günlerinde serinlemek için ideal bir yer. Hafta sonları aşırı kalabalık, şelalenin tadını doyasıya çıkarmanıza engel olabilir. Bir de Antalya’nın önemli liman beldesi olan Kaş, eğlence merkezleri, restoranları ile Lykia bölgesinin küçük ama önemli bir bölgesi. Antik kenr Antiphellos’un en güzel kalıntılarını barındıran Kaş’ta tekne gezileri yapabilirsiniz.
Antalya’dan Kaş’a minibüs ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Kaş, İstanbul’dan 928, Ankara´dan 758, İzmir´den ise 498 kilometre uzaklıkta.
Türkiye’nin en ihtişamlı otelleri Belek’te…
Antalya’nın 40 km uzağında bulunan Belek, zamanla Antalya’dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başladı. Modern otelleri, alış veriş olanakları, bir yanda güzel yemekler yiyip bir yandan da bulunduğunuz mekânlardan keyif alabileceğiniz restoranları ve özellikle dünya standartlarında olan golf tesisleriyle doğa ile sporu, tarih ile dinlenmeyi bir arada sunan tatil bölgelerimizden biridir.
Yüzmek, güneslenmek, dinlenmek ve de golf oynamak isteyenlerin ilk tercihi olan Belek, Antalya’nin Serik beldesine yakin bir tatil merkezidir. Özellikle su sporlari ve profesyonel golf sahalari ile öne çikan Belek, tarihi yapisiyla da misafirlerini beklemektedir. Silyon ve Selge antik kentleri, Aspendos, Köprülü Kanyon, Düden Selalesi ve Kursunlu Selalesi bu bölgede yer almaktadir. Belek ayrica tam bir otel ve tatil köyü cennetidir. Uzun sahili boyunca yer alan birçok otel ve 1. sinif tatil köyleri, özellikle bu tür tatil yapmayi sevenler için idealdir.
Belek, 3 bölgeye ayrılmış; Üçkum Tepesi, Taşlıburun ve Belek’in girişine verilen ad olan Kadriye Bölgesi. Belek ile Serik arasında bulunan bölgede ise bir de Boğazkent adı verilen yerleşim alanı bulunuyor. Belek, Türkiye’nin en güzel otellerinin bulunduğu turizm merkezlerinden biri olmakla beraber, en fazla yatak kapasitesine sahip bölgemizdir. Turizm alanında Antalya’nın gözbebeği konumunda…
Tam sıcaklar bastırmışken, tam da tatilde nereye gitsek diye düşünürken, eminiz ki aklınızdan Antalya geçiyordur. İşte Antalya’nın denizden, güneşten ibaret olmadığını anlatmak için, Türk turizminin kalbi olan Antalya’dan küçük detaylar;
Antalya, tarihi güzellikleri, dogasi ve kültürel zenginligi ile Türkiye’nin en gelismis turizm sehirlerinden birisidir. Güzel cografi yapisi ve uygun iklim kosullari ile Nisan ayindan kis aylarinin basina kadar tüm yerli ve yabanci turistler için en ideal tatil firsatlarini sunan sehir, 24 saat canli bir yapiya sahiptir. Milli parklari, zengin tarihi kalintilari ve ödüllü marinasi ile Akdeniz’in incisi durumundaki Antalya, ilçeleri ve tatil merkezleri ile Türk turizminin en önemli kenti durumundadir. Milattan önce 2000 yilinda kurulmaya baslayan kent, sirasiyla birçok medeniyete besik olmus ve son olarak Selçuklulardan Osmanli Imparatorlugu’na ve nihayet Türkiye Cumhuriyetine kalmistir. Antalya içine yapilacak bir gezi sirasinda görülecek birçok yer vardir. Bunlar, Perge, Kaleiçi, Olympos ve Aspendos antik kentleri, Karain ve Kocain Magaralari ve çevre yaylalar, Düden Selaleleri, Altinbesik Magarasi Milli Parki, Köprülü Kanyon Milli Parki, Kursunlu Selalesi Tabiat Parki olarak siralanabilir. Antalya, ayrica çevre ilçeleri ile de turistik bir önem tasimaktadir.

Muhteşem plajları, birbirinden güzel ve keyifli tatil olanakları sağlayan tatil beldeleri ile Türk turizminin kalbinin attığı yer olan Antalya’da, oturduğunuz yerden bir tura çıkmak ister misiniz? Sıcakların arttığı, herkesin olmak istediği yerde Antalya’da olsanız neler yapardınız?
Özellikle Mart-Aralık ayları arasında iklimin ve deniz suyu sıcaklığının elverişli olması ile devam eden deniz mevsimi ile turist potansiyelinde sürekli bir artış gözlemlenen Antalya ve çevresinde bulunan antik şehirler, ağırlıklı olarak yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Aspendos, Perge, Side gibi antik şehirler, ziyaretçi akınına uğramasının yanı sıra, tüm ihtişamı ile şehre ayrı bir güzellik ve hava katıyor. Şelaleler Nehri adına da sahip olan Antalya’da Düden, Manavgat ve Kurşunlu Şelaleleri’nde mola verip, şelalenin huzur veren görüntüsünün hemen yanında bir şeyler atıştırabilirsiniz. Antalya’da sur, kilise, camii, medrese, mescit ve hamamlar Antalya’yı keşfetmek için gidilmesi gerekli yerlerden.

kas
Kemer’de eğlence dolu dizgin.
Antalya’ya 35 km. uzaklıkta bulunan Kemer’de, rüya gibi bir tatilin hemen hemen tüm alternatifleri bulunuyor. Türkiye’nin seçkin tesislerinin bulunduğu bölgede, mavi yolculuk yapabilir, su sporları ve dalış merkezlerinin olanaklarından yararlanarak tatilinizi daha da aktifleştirebilirsiniz. 80′li yılların başına kadar küçük bir köy olan Kemer, zamanla mükemmel koylarının ve kumsallarının keşfedilmesi ile tatil beldelerinin gözdesi konumuna geldi. Kemer’de bulunan antik yapılara yapacağınız ziyaret size Kemer hakkında fazlasıyla bilgi verecektir.
Antalya’nin diger ucunda, Toroslarin eteklerine kurulmus, sirin bir tatil belgesi olan Kemer de, Antalya’nin gelismis tatil beldelerinden birisidir. Bu ilçede bulunan irili ufakli oteller ve tatil köylerinde yapilacak bir tatil sirasinda, tarihi ve kültürel yerler de gezilebilir. Bunlarin arasinda Olympos, Chimaera, Phaselis, Adrasan Koyu, Beldibi Magarasi, Yörük ve Ayisigi Parki bulunur. Kemer’de ayrica Jeep safari turlarina çikilabilir, rafting yapilabilir, deniz gezileri için günlük tekne turlarina çikilabilir. Ayrica yerel yemeklerden keçi eti ile yapilanlar tadilabilir ve özellikle de yogurt mutlaka denenmelidir.
M.Ö 7.yy.da Rodoslular tarafından kurulan Phaselis, Helenistik çağda kurulmuş olan Antik Olympos Kenti, Noel Baba’nın kemiklerinin bulunduğu Demre, yöre insanlarının yaşam tarzlarını görmek içinse Ay Işığı Yörük Parkı’nı ziyaret etmelisiniz. Tüm sahil şeridine Avrupa Çevre Koruma Parkı tarafından “Mavi Bayrak” ödülü verilen Kemer’de gönlünüzce denizin ve güneşin tadını çıkartabilirsiniz. Türk ve dünya mutfaklarının en beğenilen yemeklerini bulabileceğiniz Kemer’de Akdeniz mutfağının, olmazsa olmazı olan balık keyfini de fazlasıyla yaşayabilirsiniz.
Akdeniz gözlemesi ve çay ile sabah kahvaltılarını unutulmaz kılabilir, Kemer’de yetiştirilen kavun ve meyvelerin içinde sunulan dondurmalar ile sıcak havayı bir anda unutabilirsiniz. Kemer’de gece hayatı Antalya’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi oldukça hızlı geçiyor. 24 saat eğlenebilecek yerler bulabileceğiniz Kemer’de, isterseniz bir diskoda sabah kadar dans edebilir, isterseniz Türk Sanat Müziği’nin örneklerini dinleyerek bir fasılda efkar dağıtın, isterseniz de dalga sesleri ile romantik dakikalar yaşayın.

Kaş, Alanya, Side.
Aile işletmeleri ve küçük işletmelerin bulunduğu Kaş ise yaylaları ile ünlü. Uçarsu ve Yeşil Göl ziyaret edilmesi gereken yerler arasındadır. Eğer golfe meraklıysanız Antalya’da gitmeniz gereken yer; Serik’tir. Doğal dokusu ince kumlu uzun ve derin plajları ile sessiz, sakin bir tatile olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk turist çeken antik kentlerinden olan Side’de ise, şehir yaşamından uzak, köy havasında bir tatil geçirebilirsiniz. Side’de gezerken kendinizi yurtdışında bir tatilde hissetmeniz olası. Çünkü Side çarşıda Türkçe konuşan pek kimseye rastlayamayabilirsiniz. Turistik bir bölge olmasından ötürü, mağazalardaki satıcıların sizinle İngilizce konuşmasını doğal karşılamalısınız. Side’de çoğu şey, turistlere odaklı olarak planlanmış. Küçük pansiyonlarda konaklamak, Side’nin o eşsiz denizinden tüm gün boyunca faydalanmak, antik tiyatro ve tarihi kalıntıları rehber eşliğinde gezerek tarihi biraz olsun anlamak, Side çarşıda bulunan birbirinden ilginç restoranlarda ilginç yemekler ya da yan yana dizilmiş balık restoranlarında eşsiz manzaraya karşı yemek yemek. Antalya’nın meyve üretim deposu olan Alanya ise meşhur Alanya Kalesi ile adeta turist çekim merkezi haline gelmiştir. Dev tesisler, küçük pansiyonlar, tatil köyleri Alanya’ya renk katıyor. Gece hayatının da pek çok yere göre canlı olması, bölgeye gelen konukların bir sonraki seferde de Alanya’yı tercih etmesine sebep oluyor. Aya Yorgi Kilisesi, Alaaddin Camii, Alara Kalesi, Kızılkule, Alarahan, Şarapsa Hanı, Kargıhan önemli turist alanlarından. Damlataş Mağarası ise yoğun olarak ziyaret edilen yerlerden. Alanya’da Alara çayı üzerinde rafting yapabilir,
Antalya bölgesinin küçük ama canli iki sehri Manavgat ve Side, özellikle son yillarda turizm açisindan hizla gelismislerdir. Bölgede pek çok otel ve pansiyon turistler için hazir beklemektedir. Ayrica gezi alanlari arasinda Side Müzesi, Antik Kentler, Seleukia Antik Sehri, Manavgat Selalesi, Manavgat Baraji, Köprülü Kanyon Milli Parki, Titreyengöl, Altinbesik Düdeni ve Manavgat pazaryeri yer almaktadir. Bölgede geçirilecek bir tatil sirasinda yöresel yemeklerin disinda özellikle balik ve deniz ürünlerinin tadina bakilmalidir.
Binlerce yillik bir tarihi geçmise sahip olan Alanya, Antalya’nin en büyük ilçesidir. Bu tarihi zenginlige, kentin canli ve civil civil havasi da eklenince, ülkemizin en çok gezilen turistik merkezlerinden birisi ortaya çikmaktadir. Alanya’da Kizil Kule, Büyük Tersane, Alanya Kalesi, Alanya Müzesi ve Damlatas Magarasi gezilebilecek yerler arasinda yer almaktadir. Antalya ile ayni iklim özelliklerine sahip olan kent, yilin 8 ayi canli bir sekilde misafirlerini agirlamaya hazirdir. Gelismis kent yapisi ile tüm turizm donanimina sahip olan Alanya, restoranlari, gece kulüpleri, barlari ve çesitli büyüklükte otelleri ile, her sene turistleri memnun etmektedir.
Antalya’da balık ziyafeti.
Antalya’da isteğiniz çeşitte ve çoklukta lezzetli yemekleri Kale İçi’nde bulabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak isterseniz; “7 Mehmet Restoran’ı” size, Antalya’ya özgü yemekleri sunacaktır. Antalya’nın en büyük restoranı olarak ün yapmış olan bu mekan, iç dekorasyonu ve dış mimarisiyle de bazı ödüller almış bir mekandır. 1200 kişi kapasiteli olan bu restoran, eski Antalya yemekleri konusunda oldukça iddialı bir mekandır.
Eğer Antalya’da balık keyfi yapmak isterseniz; Lara’da ki Antalya Balık Evi’ne uğramalısınız. Dünya mutfaklarından lezzetler, yeni mekanlar için ise; Yat Limanı’nda ki mekanları deneyebilirsiniz.
Antalya’da gezip, görebileceğiniz o kadar çok yer var ki. Mesela Antalya’ya 15 km uzaklıkta ki, Perge’de Anadolu’nun en görkemli hamamına gidebilir, Perge surlarını ziyaret edebilir, anıtsal çeşme’de soluklanıp, muhteşem manzarasında fotoğraf çekebilirsiniz. Uzunluğu 13 kilometreyi bulan bir kanyonun ağzı olan Saklıkent’e ise Antalya’ya 50 km uzaklıkta. Daracık kanyonun içinde uzun yürüyüşler yapabilir, denize girebilirsiniz. Ayrıca eğer Antalya’yı kışın ziyaret edecekseniz, Saklıkent’te Ocak-Mart aylarında en iyi sezonun yaşandığı kayak merkezi bulunuyor. Merkezde bulunan tele-skilerle çıkacağınız doruktan aşağı kendinizi bırakırken, kışın ve kayağın tadını çıkarabilir, tertemiz havayı içinize çekebilirsiniz. Yine yaz tatili haricinde bir sezonda gittiğiniz Antalya’da kültürel olarak yapacağınız gezilerde, Kaleiçi’ne mutlaka uğramalısınız. Antalya’nın tarihi çekirdek kenti olarak tanımlanan Kaleiçi, iki surla çevrili. Bergama Krallığı döneminde yapılan Kaleiçi, özellikle yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Roma İmparatoru Hadrianus’un onuruna yaptırılan Hadrianus Kapısı, Hıdırılık Kulesi, Alaeddin Keykubad tarafından 13.yy. da yaptırılan 37 metrelik Yivli Minare, Kesik Minare ve Antalya’nın tarihi limanı Kaleiçi’nde görmeniz gereken başlıca eserler.
Ana kaynağı Kırkgöz’den gelen suyun döküldüğü yer olan Düden Şelalesi, piknik yapma olanakları ile de ziyaretçilere unutulmaz bir gün geçirmelerini sağlıyor. Şehir merkezine 8 km. uzaklıkta olan şelale, sıcak yaz günlerinde serinlemek için ideal bir yer. Hafta sonları aşırı kalabalık, şelalenin tadını doyasıya çıkarmanıza engel olabilir. Bir de Antalya’nın önemli liman beldesi olan Kaş, eğlence merkezleri, restoranları ile Lykia bölgesinin küçük ama önemli bir bölgesi. Antik kenr Antiphellos’un en güzel kalıntılarını barındıran Kaş’ta tekne gezileri yapabilirsiniz.
Antalya’dan Kaş’a minibüs ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Kaş, İstanbul’dan 928, Ankara´dan 758, İzmir´den ise 498 kilometre uzaklıkta.
Türkiye’nin en ihtişamlı otelleri Belek’te…
Antalya’nın 40 km uzağında bulunan Belek, zamanla Antalya’dan farklı bir tatil bölgesi olarak anılmaya başladı. Modern otelleri, alış veriş olanakları, bir yanda güzel yemekler yiyip bir yandan da bulunduğunuz mekânlardan keyif alabileceğiniz restoranları ve özellikle dünya standartlarında olan golf tesisleriyle doğa ile sporu, tarih ile dinlenmeyi bir arada sunan tatil bölgelerimizden biridir.
Yüzmek, güneslenmek, dinlenmek ve de golf oynamak isteyenlerin ilk tercihi olan Belek, Antalya’nin Serik beldesine yakin bir tatil merkezidir. Özellikle su sporlari ve profesyonel golf sahalari ile öne çikan Belek, tarihi yapisiyla da misafirlerini beklemektedir. Silyon ve Selge antik kentleri, Aspendos, Köprülü Kanyon, Düden Selalesi ve Kursunlu Selalesi bu bölgede yer almaktadir. Belek ayrica tam bir otel ve tatil köyü cennetidir. Uzun sahili boyunca yer alan birçok otel ve 1. sinif tatil köyleri, özellikle bu tür tatil yapmayi sevenler için idealdir.
Belek, 3 bölgeye ayrılmış; Üçkum Tepesi, Taşlıburun ve Belek’in girişine verilen ad olan Kadriye Bölgesi. Belek ile Serik arasında bulunan bölgede ise bir de Boğazkent adı verilen yerleşim alanı bulunuyor. Belek, Türkiye’nin en güzel otellerinin bulunduğu turizm merkezlerinden biri olmakla beraber, en fazla yatak kapasitesine sahip bölgemizdir. Turizm alanında Antalya’nın gözbebeği konumunda…
Ege Kasabalari
İster denizine tutkun olun, ister tatlı esintilerine… İster gündoğumuna, ister günbatımına… Tarihi dokusu, taş evleri, dar sokakları, doğası, yemekleri, otları, pazarları ve çiçek kokularıyla Ege kasabaları, bahar ve yaz aylarında insanı kendine çeker
Alaçatı
Sörf ve taş ev meraklılarının 1990′lardan sonra keşfettiği Alaçatı, kısa sürede vazgeçilmeyen tatil yerleri arasına girmeyi başardı. Her yer apartmanlarla dolarken, Alaçatı kentsel SİT alanı ilan edildiği için kendini bu istiladan koruyabildi. Bir yarımada üzerine kurulu olan Alaçatı, birbirinden güzel koyları ve butik otelleriyle dikkat çekiyor. Alaçatı’ya girer girmez gözünüze çarpan yeldeğirmenleri ise 1850-1900 yılları arasında inşa edilmiş. Yerel otlarıyla yapılan yemeklerini de unutmamak lazım. Alaçatı, Nedim Atilla, Öncel Öziçer, Saffet Emre Tonguç ve Kumru Sağlam İşbilen’in tercihleri arasında yer alıyor. (Aldığı oy: 4)
Ayvalık
Arnavut kaldırımlı sokakları, 200 yıllık Rum evleri, kiliseleri, kuyuları ve tarihi sarnıçlarıyla Ayvalık’ı kelimelerle anlatmak kolay değil. Zeytin ağacının ve zeytinyağının başkenti olarak bilinen Ayvalık’ı tutkunları ”Anlatılmaz, yaşanır tadında bir rüya,” diye tanımlar. Sahilinde denizden esen tatlı rüzgâra zeytinyağı kokusu da eşlik eder. Hele bir de Şeytan Sofrası’ndaysanız, günbatımı da hediyesidir keyfinizin. En güzel Ege mezelerini Cunda Adası’nda yersiniz. 1973′te Türkiye’de ilk kez bir kasaba, tarihsel SİT alanı ilan edildi. Burası da Ayvalık-Cunda. Böylece mübadeleden kalan mimari doku korundu. Levent Üzümcü, Nedim Atilla, Saffet Emre Tonguç ve Tolga Topçu Ayvalık’a oy veriyor. (Aldığı oy: 4)
Foça
İzmir’ e 70 km. uzaklıktaki Foça, eski ve yeni Foça diye ikiye ayrılıyor. Korunmuş olanı Eski Foça, önde balıkçı tekneleri, arkada mavi denizi ve küçücük adacıklarla bir resim gibi uzanır. Daracık taş sokakları, nesli tükenme tehlikesi altındaki fokları ve horoz sembolüyle bilinir. Eski Foça, Mersinaki koyları, kumsalları, balıkçı lokantalarıyla keşfedilmeye değer. Nedim Atilla, Foça ile ilgili bir tarihi gerçeği hatırlatıyor: “2009, Fransa’da Türk Mevsimi olarak kutlanacak. Foçalılar da Marsilya, güney Fransa’yı kuranlar olarak tarihte yer alıyor.” Nedim Atilla, Tan Sağtürk, Tayfun İşbilen ve Bora Ercan’ın oylarını aldı. (Aldığı oy: 4)
Assos
Antik Yunan filozoflarından Aristo’nun üç yıl burada yaşamayı seçmesi boşuna değil. Taş evleri, zeytin ağaçları, çipurası ve Kaz Dağları’nın doğal zenginliğiyle Assos’un yeri başka. Kuzey Ege’nin en gözde tatil yerlerinden Assos, her daim esen rüzgârlarıyla da meşhur. Çevredeki koyları, tatilcilere kafa dinleme imkânı sağlıyor. Seyahat rehberi Saffet Emre Tonguç, “Athena Tapınağı, Anadolu’nun ilk Dorik üsluplu tapınağı. Bu tapınaktan Midilli Adası manzarası ve günbatımı muhteşem,” diyor. Assos, Tayfun İşbilen, Saffet Emre Tonguç ve Kumru Sağlam İşbilen’in oylarını aldı. (Aldığı oy: 3)
Birgi
İzmir’ den 70 km. ileride bulunan Birgi, kışın Egelilerin kar sürpriziyle karşılaşmak için gittiği kasabalardan biri… Öncel Öziçer’e göre “Dede Türbesi’nde zaman geçirmek, insanın ruhunu arındırıyor. Tekerlek büyüklüğündeki köy ekmekleri özellikle tavsiye edilecek kadar lezzetli.” Saffet Emre Tonguç da Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinin olduğu Çakırağa Konağı ve diğer ahşap evlerinin, geçmişe yolculuğun anahtarı olduğunu söylüyor. Birgi, Öncel Öziçer, Bahadır Eryılmaz ve Saffet Emre Tonguç’un listesinde. (Aldığı oy: 3)
Çeşme
İzmir’in batısında yer alan Çeşme, yaz aylarının en hareketli turistik yerlerinden. Bugün müze olarak kullanılan kalesi, Osmanlı’dan kalan kervansarayı, masmavi denizi ve rüzgârları ilk akla gelen özelliklerinden. Rehber Tayfun İşbilen, “Yazın canlı, eğlencesi bol. Güneşin Sakız Adası üzerinden batışı ise kaçırılmamalı,” diyor. Çeşme Levent Üzümcü ve Tayfun İşbilen’in listesinde yer alıyor. (Aldığı oy: 2)
Datça
Akdeniz ve Ege’nin buluşma noktasındaki yarımadada kurulu olan Datça, çam ormanları, tarihi Knidos liman kenti ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Mavi bayraklı plajları, koyları, balı ve balıkları çok ünlü. Doğa yürüyüşü tutkunları için yürüyüş parkurları da var. Datça’ya yolu düşenler Eski Datça’ya da uğrayıp, Can Yücel’in eserlerinin sergilendiği Canevi’ni de görebilir. Levent Üzümcü ve Tolga Topçu, Datça’ya oy veriyor. (Aldığı oy: 2)
Karaburun
(Aldığı oy: 2)
Aynı adlı yarımadanın ucunda bulunan Karaburun, tenhalığı nedeniyle özellikle sakinlik arayanların cenneti. Konumu nedeniyle açık denize baktığı için denizi çok temiz ve berrak. Kumsaldan çok kayalık yapıya sahip olan Karaburun, sualtı zenginliği açısından özellikle dalış meraklılarının ilgisini çekiyor. Balıkçılık ile ilgilenenler için birçok imkân sunan Karaburun, esintileri sayesinde de sörf meraklılarının ve kavurucu yaz aylarını rahat geçirmek isteyenlerin tercih ettiği yerlerden biri. Tan Sağtürk ve Bora Ercan oy veriyor.
Şirince
Şirince, İzmir’in Efes harabeleriyle ünlü Selçuk ilçesinin 8 km. doğusunda üzüm bağları, şeftali bahçeleri ve zeytinliklerle çevrili bir yamaçta yer alıyor. Denizi görmese de Ege’nin en kendine özgü kasabalarından biri… Eski Rum evlerine hayran kalmamak mümkün değil. Çocukluğunun bir bölümü Şirince’de geçen Yunan yazar Dido Sotiriu, Benden Selam Söyle Anadolu’ya adlı kitabında, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa Şirince olmalı,” diyor. Tayfun İşbilen ve Kumru Sağlam İşbilen, Şirince’yi öneriyor. (Aldığı oy: 2)
Tire
İzmir’ e 81 km. uzaklıktaki Tire, tarihi yapıları, el sanatları, çarşısı, yöresel yemekleri ve 3 bin yıllık tarihiyle ünlü. Meşhur tireköftesi ve otları, özellikle yemek meraklılarını çekiyor. Özellikle salı günleri kurulan pazarı da görülmeye değer. Tan Sağtürk, “Güzel tarafı ayak üstü bir yer olmaması. Hatmi çiçekleri, yazın güzel kasabayı daha da güzelleştirir,” diyor. Tire, Bahadır Eryılmaz ve Tan Sağtürk’ün görülmeye değer Ege kasabaları listesinde yer alıyor.
İster denizine tutkun olun, ister tatlı esintilerine… İster gündoğumuna, ister günbatımına… Tarihi dokusu, taş evleri, dar sokakları, doğası, yemekleri, otları, pazarları ve çiçek kokularıyla Ege kasabaları, bahar ve yaz aylarında insanı kendine çeker
Alaçatı
Sörf ve taş ev meraklılarının 1990′lardan sonra keşfettiği Alaçatı, kısa sürede vazgeçilmeyen tatil yerleri arasına girmeyi başardı. Her yer apartmanlarla dolarken, Alaçatı kentsel SİT alanı ilan edildiği için kendini bu istiladan koruyabildi. Bir yarımada üzerine kurulu olan Alaçatı, birbirinden güzel koyları ve butik otelleriyle dikkat çekiyor. Alaçatı’ya girer girmez gözünüze çarpan yeldeğirmenleri ise 1850-1900 yılları arasında inşa edilmiş. Yerel otlarıyla yapılan yemeklerini de unutmamak lazım.
Ayvalık
Arnavut kaldırımlı sokakları, 200 yıllık Rum evleri, kiliseleri, kuyuları ve tarihi sarnıçlarıyla Ayvalık’ı kelimelerle anlatmak kolay değil. Zeytin ağacının ve zeytinyağının başkenti olarak bilinen Ayvalık’ı tutkunları ”Anlatılmaz, yaşanır tadında bir rüya,” diye tanımlar. Sahilinde denizden esen tatlı rüzgâra zeytinyağı kokusu da eşlik eder. Hele bir de Şeytan Sofrası’ndaysanız, günbatımı da hediyesidir keyfinizin. En güzel Ege mezelerini Cunda Adası’nda yersiniz. 1973′te Türkiye’de ilk kez bir kasaba, tarihsel SİT alanı ilan edildi. Burası da Ayvalık-Cunda. Böylece mübadeleden kalan mimari doku korundu.
Foça
İzmir’ e 70 km. uzaklıktaki Foça, eski ve yeni Foça diye ikiye ayrılıyor. Korunmuş olanı Eski Foça, önde balıkçı tekneleri, arkada mavi denizi ve küçücük adacıklarla bir resim gibi uzanır. Daracık taş sokakları, nesli tükenme tehlikesi altındaki fokları ve horoz sembolüyle bilinir. Eski Foça, Mersinaki koyları, kumsalları, balıkçı lokantalarıyla keşfedilmeye değer. Nedim Atilla, Foça ile ilgili bir tarihi gerçeği hatırlatıyor: “2009, Fransa’da Türk Mevsimi olarak kutlanacak. Foçalılar da Marsilya, güney Fransa’yı kuranlar olarak tarihte yer alıyor.
Assos
Antik Yunan filozoflarından Aristo’nun üç yıl burada yaşamayı seçmesi boşuna değil. Taş evleri, zeytin ağaçları, çipurası ve Kaz Dağları’nın doğal zenginliğiyle Assos’un yeri başka. Kuzey Ege’nin en gözde tatil yerlerinden Assos, her daim esen rüzgârlarıyla da meşhur. Çevredeki koyları, tatilcilere kafa dinleme imkânı sağlıyor. Seyahat rehberi Saffet Emre Tonguç, “Athena Tapınağı, Anadolu’nun ilk Dorik üsluplu tapınağı. Bu tapınaktan Midilli Adası manzarası ve günbatımı muhteşem,” diyor.
Birgi
İzmir’ den 70 km. ileride bulunan Birgi, kışın Egelilerin kar sürpriziyle karşılaşmak için gittiği kasabalardan biri… Öncel Öziçer’e göre “Dede Türbesi’nde zaman geçirmek, insanın ruhunu arındırıyor. Tekerlek büyüklüğündeki köy ekmekleri özellikle tavsiye edilecek kadar lezzetli.” Saffet Emre Tonguç da Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinin olduğu Çakırağa Konağı ve diğer ahşap evlerinin, geçmişe yolculuğun anahtarı olduğunu söylüyor.
Çeşme
İzmir’in batısında yer alan Çeşme, yaz aylarının en hareketli turistik yerlerinden. Bugün müze olarak kullanılan kalesi, Osmanlı’dan kalan kervansarayı, masmavi denizi ve rüzgârları ilk akla gelen özelliklerinden. Rehber Tayfun İşbilen, “Yazın canlı, eğlencesi bol. Güneşin Sakız Adası üzerinden batışı ise kaçırılmamalı,” diyor.
Datça
Akdeniz ve Ege’nin buluşma noktasındaki yarımadada kurulu olan Datça, çam ormanları, tarihi Knidos liman kenti ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Mavi bayraklı plajları, koyları, balı ve balıkları çok ünlü. Doğa yürüyüşü tutkunları için yürüyüş parkurları da var.
Karaburun
Aynı adlı yarımadanın ucunda bulunan Karaburun, tenhalığı nedeniyle özellikle sakinlik arayanların cenneti. Konumu nedeniyle açık denize baktığı için denizi çok temiz ve berrak. Kumsaldan çok kayalık yapıya sahip olan Karaburun, sualtı zenginliği açısından özellikle dalış meraklılarının ilgisini çekiyor. Balıkçılık ile ilgilenenler için birçok imkân sunan Karaburun, esintileri sayesinde de sörf meraklılarının ve kavurucu yaz aylarını rahat geçirmek isteyenlerin tercih ettiği yerlerden biri.
Şirince
Şirince, İzmir’in Efes harabeleriyle ünlü Selçuk ilçesinin 8 km. doğusunda üzüm bağları, şeftali bahçeleri ve zeytinliklerle çevrili bir yamaçta yer alıyor. Denizi görmese de Ege’nin en kendine özgü kasabalarından biri… Eski Rum evlerine hayran kalmamak mümkün değil. Çocukluğunun bir bölümü Şirince’de geçen Yunan yazar Dido Sotiriu, Benden Selam Söyle Anadolu’ya adlı kitabında, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa Şirince olmalı,” diyor.
Tire
İzmir’ e 81 km. uzaklıktaki Tire, tarihi yapıları, el sanatları, çarşısı, yöresel yemekleri ve 3 bin yıllık tarihiyle ünlü. Meşhur tireköftesi ve otları, özellikle yemek meraklılarını çekiyor. Özellikle salı günleri kurulan pazarı da görülmeye değer. Tan Sağtürk, “Güzel tarafı ayak üstü bir yer olmaması. Hatmi çiçekleri, yazın güzel kasabayı daha da güzelleştirir,” diyor.