Tatilpusulasi

Ege’nin kalbi

Antik mirası, kasabaları, denizi ve yaylalarıyla gezginlere her virajda yeni bir sürpriz sunan Ege’de, sıradışı ve çok renkli bir rota.

İzmir’in 100 kilometre kuzeyindeki tarih hazinesi Bergama’dan başlayıp Çeşme Yarımadası’nın iki hazinesi Alaçatı ve Dalyanköy’e uzanan Ege rotası, maceracı gezginler için eşine rastlanmaz bir yolculuk vaat ediyor. Dünyanın ilk sağlık kompleksinin kurulduğu ve ilk ciltli kitapların üretildiği Bergama, antik mirasının yanı sıra; eski kasaba dokusu, halıları ve yayla yaşamıyla yolculuğun belki de en renkli yeri. Çeşme’nin gizli hazinesi Dalyanköy, ‘denizkızı’ ve balık lokantalarıyla ünlü. Çeşme plajları, her yaz olduğu gibi şimdi de gözde. Rotanın rüzgarlı sahili Alaçatı, mavi ve yeşilin her tonunun yansıdığı berrak denizi, şairlere ilham veren geleneksel Ege ruhu ve özgün taş evleriyle ziyaretçilerinin kalbini çalmaya hazır.

En renkli mahalle
Parşömen denilen hayvan derisinden yapılmış kağıt türünün ilk bulunduğu yer olan Bergama’da ilk durağımız, Akropol. Yukarı Agora’da bulunan amfitiyatro, dünyanın en dik antik tiyatrosu. Sağlık alanındaki pek çok ilkin adresi olan kentin batısındaki Asklepion, tıp ve eczacılığın simgesi kıvrımlı yılan figürünün ilk görüldüğü yer. Bergama’nın tek cazibesi antik mirası değil elbette. Ara sokakları sürprizlerle dolu olan kentte dikkat çeken iki mahalle var: Akropol’ün yamacına yayılmış eski Rum ve Osmanlı evlerinden oluşan Talatpaşa Mahallesi ve müzik dehalarıyla ünlü Romanların mesken edindiği Atmaca Mahallesi. Tepeye doğru tırmanan arnavutkaldırımı sokaklar, rengârenk boyalı evleriyle yakın geçmişin aynası sanki. Kızıl Avlu karşısında, Bergama halılarıyla antika eşyaların satıldığı dükkânlar tarafından kullanılan yapılar, Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiş. Kız Meslek Lisesi, Küplü Hamam ve Papaz Evi, bölgenin en dikkat çekici evlerinden. Şehir merkezinden Kozak Yolu’na saptıktan sonra çam ormanlarının arasına dağılmış yayla köylerinin herbiri birer yağlıboya tablosu sanki. Bergama çıkışında, önce tarihi bir su kemerinin manzarasıyla karşılaşacağınız yol boyunca, karaçamlar ve piknik alanları eşliğinde irtifa yavaş yavaş artıyor. Kozak Yaylaları, 900’lü metrelerde sarı – yeşil bir havuz gibi seriliyor önünüzde.

Dertsiz ve bereketli
Şehir merkezinden Kozak yoluna saptıktan sonra fıstıkçamı ormanlarının arasına dağılmış yayla köyleri birer yağlıboya tablosu sanki. Ayvalık’a kadar uzanan Kozak Yolu, doğa tutkunlarının kaçırmaması gereken bir rota. Kozak mevkiindeki köylerden Demircidere, yayla turizmine yatkınlığı, Aşağıcuma ve Yukarıbey ise doğal zenginlikleri ile dikkat çekiyor. Fıstıkçamı, yöredeki toprak sahiplerine büyük bir refah sağlamış. Ziyaretçilerine doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık, bitki ve kuş gözlemi gibi olanaklar sunuyor Kozak Yaylaları…

Rüzgarlı koy
İzmirliler’in bugüne dek saklamayı başardığı en güzel sır olan Alaçatı’da, meydandaki çay bahçesinde oturup bir bardak çay içmek, kasabanın insana yaşattığı dinginlik duygusunu ateşleyen bir ritüel gibi… Beyaz badanalı, mavi kepenkli Rum evlerinde hayat bulan butik oteller, kafeler, barlar ve hediyelik eşya dükkânlarıyla Kemalpaşa Caddesi, Alaçatı’nın can damarı. Kasabanın merkezini işaret eden Pazaryeri Camii’nin önündeki çakıl taşlı alanın bir bölümü, haftasonları güzel bir antika pazarına dönüşüyor. Antika pazarını gölgelemek limon ağaçlarına düşmüş. Doksanlı yılların başında Alaçatı’yı ziyarete gelen Rumlar’ın arasındaki bir papaz ile camii imamının birlikte diktiği limon ağacı, barış dolu bir geleceğin simgesi gibi. Cumartesi günleri, civar köylerden getirilen her türlü sebze, meyve, Ege otları, dokumalar, ağaç işleri ve köy peynirleriyle zenginleştirilen bir pazar daha kuruluyor burada. Bir zamanlar kıyıda olan Alaçatı, şimdi denizden iki kilometre içeride. 80’li yıllara kadar küçük bir sahil köyü olan Alaçatı’nın adı, ilk kez sörf sayesinde duyuldu. Bugünse; devamlı esen rüzgârı, bir buçuk kilometrelik sığ sahil bandı ve profesyonel sörf okullarıyla dünyaca ünlü bir sörf merkezi, Alaçatı. Son birkaç yılda hızlı bir değişim yaşayan Alaçatı, arnavutkaldırımı sokakları, taş evleri ve sakız ağaçlarıyla özgün dokusunu koruma konusunda çok titiz. Alaçatı’da yaz – kış sakızlı dondurma, taze balık ve deniz ürünleri bulabileceğiniz gibi, balık yemeyi tercih etmeyenlerin imdadına yetişen bir de kumrucu var. Nohut unundan yapılmış özel bir ekmeğin arasına çeşitli kahvaltılıklar konularak hazırlanan bir sandviç türü olan kumru, sadece Alaçatı’nın değil tüm bölgenin vazgeçilmezleri arasında.

Çeşme’nin Boğaz’ı
Doğanın alabildiğine cömert davrandığı bir köşe olan Dalyanköy’de yüzünü Sakız Adası’na çevirmiş bir denizkızı heykeli karşılayacak sizi. Her ne kadar kağıt üzerinde Çeşme ilçesinin bir mahallesi olarak görünse de, aslında merkeze 4 kilometre uzaklıkta bir balıkçı köyü burası. Doğal bir film platosunu andıran Dalyanköy’ün 10 kilometre ötedeki Alaçatı’dan belki de tek eksiği, eski Rum evlerinin yarattığı tarihi kasaba atmosferi. Çeşme’nin kuzeyinde, ince uzun bir koyun kenarına kurulan Dalyanköy’de, kendinizi zaman zaman boğaz ya da nehir kıyısında sanabilirsiniz. Kış aylarında alabildiğine sakin ve sessiz olmasına rağmen, yazları nüfus 5-6 bini buluyor burada. Otellerin özel plajlarının yanı sıra, mavi bayraklı  Bostan ve Kocakarı Plajları, yaz turizminin en canlı yaşandığı yerler arasında. Bir koyun etrafında dizilmiş teraslı villaları, marinada demirli yatları, rengarenk balıkçı tekneleri ve şık balık restoranlarıyla tablo güzelliğinde bir Egeli, Dalyanköy. Bin dokuz yüz yirmilerin ortalarına kadar Palaskevi olarak anılan bir Rum köyüymüş burası. Rumların ayrılmasından sonra, Dalyanköy’ün yeni sahipleri, yetmişli yıllara kadar Rumlar’dan kalan taş evlerde yaşamışlar. Sonrasında ise yazlık furyasına yenik düşmüş köyün özgün dokusu. Bugün Rumlar’dan kalma taş evlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Yörenin eşsiz mimarisini yakından tanıyabilmek içinse, sokak aralarında kaybolmak gerek, Ege rotasını bir kez daha ve doyasıya yaşabilmek için…

Temmuz 5, 2009 Posted by | Ayvalik, bergama, Cunda adasi, dalyan, datca, Fethiye, Tatil, türkiye | Yorum yapın

Nereye Gitsem

Tatile cikmadan önce hep kendimize yada esimize ,dostumuza sormusuktur..nereye gitmeli ? yada  nerede ucuz otel yada pansiyonda ucuz ve kaliteli bir tatil yapmayi?

Öncelikle tatile gidecek kişi sayısı çok önem taşımakta.Eğer kalabalık grup halinde tatile çıkacaksanız,Muğla bölgesinde (Bodrum,Dalaman,Datça,Marmaris,Dalyan) apart hotel veya günlük villa kiralıyabilirsiniz.Daire fiyatları günlük 50tl ile 100tl arası oda sayısı ve eşyasına göre değişmektedir.Villalar günlük 100 tl ile 250 tl arası villanın özelliklerine göre değişiyor. Villalar genellikle havuzlu ve full eşyalı oluyorlar.
Hoteller lükslüğüne göre ve konseptine göre değişiyor.Eğer gezmeyeyim görmeyeyim diyorsanız herşey dahil sistemi ile çalışan otel tam size göre.Turlara çıkayım gezeyim göreyim diyorsanız yarım pansiyon veya oda kahvaltı konsepti ile çalışan otellerde yer ayırtmanızı ve gün içinde turlara çıkmanızı tavsiye ederiz.

Deniz, güneş, kum, tarih, doğa, yeme, içme, eğlence, adrenalin… Tatil anlayışınızın içinde bu kelimelerden hangisi ya da hangileri yer alıyor bilemiyoruz ama, tümünü aynı anda bulabileceğiniz bir yöre biliyoruz:
Fethiye.
Güney Akdeniz’in özellikle yaz aylarında en çok rağbet gören bölgelerinden olan Fethiye, unutulmaz tatil yaşamak isteyenler için ideal… Fethiye’ye karayolu ile Antalya, Muğla ve Burdur bağlantılı üç ayrı alternatif ile çam ağaçları arasında yapılacak rahat bir yolculukla ulaşılabiliyor. Hava ulaşımını tercih ederseniz en yakın havalimanı 55 km. uzaklıktaki Dalaman Havalimanı. Fethiye–İstanbul arası 814 km’dir. Ankara’dan 635 km, İzmir’den ise 359 km uzaklıkta.
Ölüdeniz gibi dünyada eşi bulunmayan bir plajı bulunan Fethiye, Türkiye’nin turizm merkezlerinden biri. Hemen belirtelim: Ölüdeniz, geçtiğimiz yıllarda Almanya’nın en yüksek tirajlı gazetesi olan Bild’in internette başlattığı, ‘Dünyanın En Güzel Sahili’ yarışmasında en yüksek oyu alarak birinci oldu.

Yeryüzü cenneti Dalyan

Köyceğiz Gölü ile Akdeniz’i birleştiren ana kanal üzerinde bulunan Dalyan, tam bir doğa harikası. 5 bin yıllık tarihine rağmen, bozulmamış olarak sizi bekliyor.
Pek çok ünlü turizm merkezine yakın olmasına rağmen, Dalyan’ın nasıl bozulmadan bugünlere gelebildiğini merak edebilirsiniz. Bunun nedeni, ana yoldan 12 kilometre içeride bulunması. Bu yüzden “Gizli Cennet” olarak günümüze kadar doğal haliyle kalmayı başardı.
Dalyan, Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı bir belde. Nüfusu 5 bin dolayında. Çok sayıda yabancı uyruklu da burada yaşıyor.

Dalyan’da hayat su ile özdeşleşmiştir. Yakın zamana kadar, yaşam tamamen tekne üzerinde idi. Düğünler, konvoy halinde giden tekneler üzerinde yapılırdı. Satılacak mallar, pazarlara tekne ile götürülür, ihtiyaçlar alınıp getirilirdi. “İmamın kayığı” deyimini duymuşsunuzdur. Dalyan’da gerçekten imamın kayığı var. Çünkü mezarlık karşı kıyıda. Dalyan’da çoğunluğu tekneyle görülecek o kadar çok yer var ki, seçmekte güçlük çekebilirsiniz.

Dalyan, 1990′lı yıllara kadar sadece tiryakisi olan az sayıda yabancı tarafından biliniyordu. Gizli kalabilmesinin bir nedeni de Marmaris ile Fethiye arasındaki yoldan 12 kilometre içerde olmasıydı. Çevredeki turistik yörelerden Dalyan’a düzenlenen günlük turlar ve Caretta-Caretta deniz kaplumbağaları ile tanındı. Şimdi ise günlük turlar tersine döndü. Tatile çıkanlar, beton yığını haline gelmiş, geceleri gürültüden uyunamayan ünlü turizm merkezleri yerine Dalyan’da huzur içinde uyuyor, isterlerse oralara gezmeye gidiyor. Çünkü Dalyan, pek çok turizm merkezinin yakınında bulunuyor.

DATÇA
Datça ;Akdeniz ile Ege denizinin iç içe geçtiği sularda irili ufaklı koylardan oluşan kıyı şeridi ,kıyıya dek uzanan ormanları,zengin bitki örtüsü yıl boyunca ılıman iklimi ile bir yeryüzü cennetidir.
Ulaşım: Datça’ya ulaşmak artık eskisi kadar zor değil.Bir zamanlar Marmaris-Datça arasında 372 viraj sayılırdı.Son 10 yılda Marmaris-Datça yolu genişletildi ve rahat seyahat edilebilecek bir hale getirildi.Artık 372 viraj yok.Yolun tamamı asfalt ve geniş.Marmaris’e ulaştıktan sonra buradan her saat başı kalkan midibüslerle 1.5 saatte Datça’ya ulaşabilirsiniz.

Tanrı önce yeryüzünü yarattı,sonra doğayı,sonra suyu,sonra insanları.İnsanların kalplerinde sevgiyi yarattı,bağlılığı yarattı gönüllerinde.Ailesine bağlılığı,doğaya bağlılığı,hayata bağlılığı.Tanrı aşkı yarattı insanların kalplerinde,aşkın anlamını yarattı insanlarda.Su gibi berrak denizi yarattı masmavi,doğayı,yemyeşil ormanları,tertemiz havayı yarattı.Datça’yı yarattı asırlar önce sevdiği kullarının uzun yıllar yaşaması için.Datça’nın tertemiz havasını,yemyeşil doğasını,masmavi denizini yarattı insanların Datça’ya aşık olması için vazgeçememesi için.Ve tanrı kullarını Datça yarımadasına bıraktı uzun yıllar yaşasınlar diye.Kullarıda yaşadılar asırlarca,yıllarca.Oysa Datça’nın havasını,doğasını,suyunu,yemeklerini tadan bir daha vazgeçemiyor Datça’dan.Tıpkı Datça’nın kullarından vazgeçemediği gibi.Ne insanlar vazgeçebilir Datça’dan nede Datça yalnız kalabilir tek başına.Dünyada en bol oksijen olan yerlerden biridir.

Temmuz 5, 2009 Posted by | Fethiye, Gezelim, Tatil | , , , , | Yorum yapın

Bati Akdeniz´de 2009 Yaz Tatili

Turist sayısındaki azalma, bu yıl Antalya’da yerli tatilci için birçok avantaj yarattı. Oteller kapıda cazip fiyatlar sunarken, sahillerde mavi bayrak kalitesine ulaşan tesislerin sayısı artıyor. Eğlence mekanlarında ise Brezilyalı sambacılar fırtına gibi esiyor.

KONAKLAMA

Kapılar yerli tatilciye açık

Global krizin etkisiyle yabancı turist sayısının yüzde 12’ye kadar gerilemesi üzerine, Antalya çevresindeki büyük tesisler özel tatil paketleriyle yerli turiste yöneldi. Antalya Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, okulların kapanmasıyla fiyatların oturduğunu belirtti. Beş yıldızlı 190 otel, 39 tatil köyünde uygun fiyatlarla oda bulmak mümkün. Konuklarını havaalanından helikopter ya da limuzinle karşılayan, özel aşçısı, barmeniyle ağırlayan VIP otellere bu yıl iki yeni tesis eklendi: Mardan Palace ve Vogue Avantgarde. Mardan’da kahvaltı dahil iki kişi günlük 254 euro ile 4 bin 753 euro arasında konaklamak mümkün. Kemer’in Göynük Beldesi’ndeki yedi yıldızlı Vogue Avantgarde Otel, suit odalarının yanı sıra günlüğü 20 bin dolara özel villada konaklama fırsatı sunuyor.

Antalya’nın Duacı Köyü’ne kurulan Ayka Vital Park, sağlık hizmetleriyle tatili birleştiriyor. Yaşlı ve engellilere beş yıldızlı konfor sunuyor. 172 odanın bulunduğu merkezde fizik tedavi ve rehabilitasyon üniteleri, ozonterapi, kardiyoloji kliniği, diş tedavi ve gençleştirme birimleri, SPA, spor salonları bulunuyor.
Batı Akdeniz’in tesettür otellerinin sayıları artarken, kaliteleri yükseliyor. Kumluca’daki beş yıldızlı Şah Inn Paradise, kadınlara özel havuz, plaj, SPA’nın yanı sıra sadece kadınların eğlenebildiği bir de diskoya sahip.

EĞLENCE

Köpüğün yerini kar aldı

Geçen yıl üç kişinin ölümüne yol açan kazadan sonra yasaklanan köpük partilerinin yerini bu yıl kar partileri aldı. Dans pistlerine dev kardan adamlar yapılıyor, eğlenenlerin üzerine kar makinesiyle kar püskürtülüyor. Rus revü gruplarına da güçlü bir rakip çıktı. Yıllar sonra samba Batı Akdeniz’de yeniden moda oldu, Brezilyalı topluluklar büyük ilgi çekiyor. Antalya merkezindeki en büyük eğlence mekanlarından Beach Park, bu yıl radikal bir kararla yüksek sesli eğlencenin bitiş saatini 02.00’den 24.00’e çekti. 12’nci yaşını kutlayan Club Ally yenilendi. Lara’daki Maia Beach, denize kurulan platformda Rus dansçıların gösterisiyle öne çıkıyor. Olympos Disko, Club Arma, Jolly Joker, Club Orpeus, Club Engel eski canlılığını bu yıl da koruyor. Çılgın eğlencelerin adresi, Kemer sahilindeki Club İnferno, Club Kemer Aura, Club Arena Moonlight ve Club Maji. Rusların çılgınca eğlendiği kulüplere rezarvasyonla, sadece çiftler kabul ediliyor. Alanya’nın eğlence merkezi Rıhtım Caddesi’ndeki iddialı mekanlardan Janus Disko, Bistro Bellman ve Robin Hood Disko, bu yıl da saat 03.00’e kadar açık. Dört bin kişilik Auditouryum Disko’da her türlü animasyon ve eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor. Cuba, Latin dans gecelerini sevenlerin mekanı. Türkçe müzikle eğlenenlerin adresi Red Tower’in Sky Disko Bar’ı oluyor. Türkler Beldesi’ndeki Summer Garden Eğlence Merkezi ise deniz kıyısında bahçe içerisinde doludizgin eğlence yaşatıyor. Özellikle Alman ve Rus gençlerin tercih ettiği Summer Garden’dan çıkışta bu yaz ekmek arası köfte yiyebilirsiniz.

SAHİLLER / PLAJLAR

Antalya’ya 15 yeni mavi bayrak geldi

Geçen yıl 141 plaj, iki marinasıyla Türkiye’nin en fazla mavi bayrağa sahip kenti unvanını taşıyan Antalya, bu yıl Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’nın (FEE) Danimarka’da yaptığı değerlendirmede liderliğini korudu. 156 plajı, üç marinası, üç yatı mavi bayrakla taçlandırıldı. Yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, can güvenliği ve hizmet kriterlerine uygun görülen plajlara verilen mavi bayrak, tatilcilere çevre dostu bir işletmede konakladıklarını gösteriyor.

Alanya’dan Mahmutlar Plajı’nda Happy Elegance Otel, Türkler Plajı’nda Köşdere Otel, İncekum’da İncekum Resort Otel, Okurcalar’da Sidera Otel ile Lamer Delta Otel, Manavgat’ın Kızılot Beldesi’ndeki Crystal Hotel Admiral ve Flora Garden Otel, bu yıl ilk kez mavi bayrak aldı. Kemer’de Joy Kriş World Otel ve Limak Limra, Çamyuva’da Marco Polo TK, Kaş’da Aquapark Otel, Gündoğdu’da Tayyarbey Otel, merkeze bağlı Aksu’da Venezia Palace ve IC Green Palace ile Lara’daki Lares Park Otel, plajlarında mavi bayraklarıyla hizmet vermeye başladı. Geçen yıl ara veren Antalya Çelebi Marina, tekrar başvuru yaparak mavi bayrağını geri kazandı.

KONYAALTI’DA GO-KART LARA’DA KUM HEYKEL

Antalya merkezindeki falezlerle Konyaaltı Sahili’nin birleştiği alanda bulunan Beach Park, 86 bar, restoran ve kafeyle hizmet veriyor. Bu yıl go-kart ve model otomobil pisti açıldı. Plaj voleybolu, hentbol, okçuluk gibi birçok turnuva düzenlenecek. 2,5 kilometrelik sahili, 11 plajıyla iddialı Lara Beach Park bu yıl bungee jumping platformunu kapattı. Yaz sonuna kadar sürecek Uluslararası Kum Heykel Festivali başlatıldı. 100’den fazla mitolojik olay, kahramanın işlendiği dev heykelleri yaz boyunca 300 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Antalya Yat Limanı’ndan Düden Şelalesi ve Sıçan Adası’na turlar sürüyor. Günlük tur ücreti 40- 60 TL, saatlik 5-10 TL. Rusların ilgi gösterdiği yüksek hızlı yatlarla turlar yaygınlaştı. Saatte 80 kilometreye kadar hız yapan teknelerin günlük kirası 2- 10 bin TL arasında. Denizden sıkılıp, Antalya’yı kuşbakışı seyretmek isteyenler için Kemer ile Tekirova Beldesi arasındaki 2 bin 365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’nda her hafta farklı bir aktivite yapılıyor. Zirveye her gün 09.00 – 19.00 arasında teleferikle çıkmak mümkün.

DALIŞTA ÜÇ ADALAR

Antalya’nın 11 önemli dalış noktasından çoğu Kaş, Kalkan ve Kemer’de. 120 firma dalış eğitimi veriyor. Rehber eşlikli 45 dakikalık dalışın fiyatı 50- 60 TL arasında. Kemer açıklarındaki ünlü dalış merkezi Üç Adalar’ın avlanma yasağı listesinden çıkarılması, tehlikeleri de beraberinde getirdi. Zıpkın ve oltalar arasında dalış yapıldığını söyleyen Tekirova Sualtı Çevre ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Turgay Işıklar, tekrar yasak konulması çağrısı yapıyor. Kaş’tan Alanya’ya 643 kilometrelik sahil şeridinde 350’nin üzerinde su sporu istasyonu bulunuyor. Valilik 30 Mayıs’ta yayınladığı genelgeyle, jet-ski ve benzeri araçların halk plajlarına 200 metreden fazla yaklaşmasını yasakladı. Antalya Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar’ın verdiği bilgiye göre, jet-ski, paraşüt, banana, rüzgar sörfü gibi su etkinlikleri için bu sezona özel 362 parkur belirlendi. Jet-ski’lere liman başkanlıklarına kayıt yaptırma zorunluluğu getirildi. Su sporu araçları sahile giriş koridorlarında 3 milden fazla hız yapamayacak. Halk plajları çevresinde en fazla iki, otel önlerinde üç jet-ski çalıştırılabilecek.

MANCINIK HEYECANI

Alanya’nın Okurcalar Beldesi’ndeki Akdeniz’in en büyük su parkı Water Planet, bu yıl catapult, yani mancınık heyecanını başlattı. Beş yıldızlı, 300 yataklı tatil köyünde yamaç kaydırağından, yapay raftinge çok sayıda ekstrem spor yapılıyor. Örneğin “Bungee Jumping”de lastikli bir halata bağlandıktan sonra 75 metrelik kuleden boşluğa atlanıyor. Hilmi Yüksel tarafından Danimarka ve Hollanda’dan sonra ilk kez Türkiye’de başlatılan catapult ise macera meraklılarını lastikli bir halatla, saatte 130 kilometre hızla, 1,8 saniyede 85 metre yükseğe fırlatıyor. Ücreti 60 TL.

LEZZETLER

Antalya’ya Rus restoranı

Kriz nedeniyle rekabetin yoğunlaşması, fiyatların aşağı çekilmesi ucuz otellerdeki yiyecek kalitesini de düşürdü. Birçok otel birinci kalite kırmızı et, ithal peynir, deniz ürünlerinde revizyona gitti. Yiyecek İçecek Yöneticileri Derneği (YİYDER) Başkanı Aydın Özdemir, otellerin kişi başına ortalama olarak yiyeceğe 6 Euro, içeceğe 4 Euro bütçe ayırdığını söyledi. Beş yıldızlı bile olsa, kurumsallaşamamış, zincir otel olamamış tesislerde düşük kaliteli yiyeceğe rastlanabileceğini belirtti. “Bazı acentelerin beş yıldızlı otele kişi başına 18 Euro teklif ettiğine tanık oldum. Kaliteli oteller yiyecek yerine personelden tasarrufa yöneliyor” dedi. Kundu’daki beş yıldızlı Titanic Otel’in Yiyecek ve İçecek Müdürü Turgay Gülel ise isim yapmış kuruluşların tasarruf adına kalite çizgisini düşürmeye cesaret edemeyeceklerini söyledi. “Bazı sürekli müşterilerimiz açık büfede hangi ürünün nerede olduğunu benden iyi biliyor” dedi.
Antalya’nın balık restoranları arasında Club Arma popülerliğini koruyor. Lara’da Kısmetim Balıkevi, Konyaaltı’nda Lara Balıkevi yine revaçta. 7
Mehmet Restaurant balığın yanı sıra ette de iddialı. Mönüsünde yalnızca şiş köfte, piyaz ve kabak tatlısı bulunduran lokantaların sayısı arttı.

Topçu Mustafa, Şişçi Ramazan ve Özdoyum Lokantası’na Piyazcı Ahmet eklendi. Merkezdeki Atatürk Parkı’ndaki restoranların da yıldızı parladı.
Antalya’daki Rusların artması şehre kaliteli bir Rus restoranı kazandırdı. Kurucusu Lada Ryazanova, Güzeloba Mahallesi’ndeki Scorpio Restaurant’ta scorpio şaşlık, surpa, pelmeni, etli krep, füme somon rulo, rus salatası gibi lezzetleri sunuyor.

Temmuz 5, 2009 Posted by | Genel | , , , , | Yorum yapın

   

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.